Umudu Güzellikte Aramak

Bu yazı dizisinde umudu nerede aradığımıza bakıyoruz. Umudu öncelikle aradığımız yerlerin başında dış görünüşümüz ve kişisel bakımımız gelir. Vücudumuz, aklımız ve ruhumuzun birbirlerine bağlı olduğu bir gerçektir, üstelik bilimsel olarak da böyledir! Spor salonuna ya da berbere gittiğimizde, yeni kıyafet ya da makyaj ürünleri aldığımızda hemen daha iyi ve pozitif hissedebiliriz. Dış görünüşümüz iyiyse, içte de iyi hissederiz. Ancak bu his kalıcı mıdır? Gerçek bir umut mudur?

Güzellik ve bakım (hem erkekler hem de kadınlar için) dünyanın en büyük sektörü haline geldi. Türkiye’nin bu sektördeki tek başına yıllık değeri yaklaşık 275 milyar dolardır. Demek ki birçoğumuz umudumuzu dış görünüşe bağlıyoruz, fakat diğer yandan aşırıya kaçıldığının da farkında olabiliriz. Estetik ameliyatlar ve yanlış yemek alışkanlıkları günden güne artıyor (Türkiye estetik ameliyatta 10. sırada ve dünyanın birçok yerinden gelenlerle bu konuda oldukça popüler). Dış görünüşe takıntılı olmanın çok zararlı olduğu bellidir.

Umudumuz dış görünüşünüze mi bağlı? Enerjinizi, paranızı, düşüncelerinizi görünüşünüzü değiştirmek ya da korumak için mi kullanıyorsunuz? Hemen hemen hepimiz istediğimizden daha çok enerjimizi ve paramızı bu konuya harcıyoruz. Spor salona gitmek, malzemeler, kıyafet vs. almak... Aslında bunlar kötü şeyler değil, ama esas mesele görünüşümüzün, güzelliğimizin, fit vücudumuzun hepsinin bir gün solacak olması. Süslenerek, spor yaparak, dış görünüşümüze bütün dikkatimizi verdiğimiz bütün bu günler boşa gitmiyor mu biraz? Yıllarca estetik ameliyatlara para harcıyoruz, daha büyük kaslarımız olsun istiyoruz, daha küçük beden giysiler giymek istiyoruz. Bunca zaman enerjimizi ve aklımızı çok daha önemli şeyler için kullanabilirdik. Mesela, iyilik yapabiliriz ya da içsel dünyamıza daha iyi bakabiliriz, dua edebiliriz, terapi yapabiliriz, ruhsal yenilenmemize konsantre olabiliriz. Kaç saat kilomuza, cildimize, formumuza aklımızı takıyoruz? Her şey isteğimiz gibi olunca (yeni bir burun yaptırınca, saç protezi yaptırınca, yeni daha küçük beden gömlek ya da elbise alınca) gerçekten bize umut veriyor mu? Umut, sonsuza dek kalan huzur ve sevinçtir. Sona ereceği bir şeyden gelemez. Güzelliğimiz, yakışıklılığımız ve görünüşümüz geçici olduğu için, öyle şeylerden de gelemez.
Bu yeni yıl içimizdeki güzelliğe baksak nasıl olur? Çoğumuz yeni yıl kararları alıyoruz. Hatırlayalım, görünüşümüzü değiştirmek bize umut vermez. Bunun yerine enerjimizi, aklımızı ve paramızı farklı şeylere harcayalım. Bu yıl nasıl daha cömert bir insan olabiliriz? Nasıl yüreğimizi temizleyebiliriz? Kimi affedebiliriz? Nasıl kendimize daha çok zaman ayırabiliriz? Ve bu değerli zamanla nerede gerçek umudu bulabileceğimizi keşfedebilir miyiz? İşte, bu şekilde 2019’da umudun hayatımıza girmesine izin verebiliriz

Umut Kilisesi